2018’de Dünya Ekonomisindeki Beklentiler

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomi ve finans piyasaları, gelişen son olayların sürekli ekonomi üzerinde ne gibi bir etki yapacağına dair öngörüler paylaşılmaktadır. Özellikle medyada zaman zaman yapılan programlar eşliğinde döviz kurları, borsa piyasaları ve beklentiler tartışılırken öngörülemeyen olaylar karşısında finans kurlarının nasıl bir tepki vereceği ise merak konusunu teşkil ediyor.

Tüm ekonomistler şu anda yaklaşan 2018 yılına kenetlenmiş durumda. Birçok kesim ekonomik krizlerle boğuşulacağına dair sinyaller vermeye çalışırken, yatırımlar ile imalat ve ticaretteki toparlanma sonucunda dünya çapında küresel büyümenin beklendiği ise bir gerçek. İMF zaman zaman yayımladığı raporlarda da bunu göstermiş durumda. Elbette beklenilmeyen olaylar karşısında piyasalarda büyük dalgalanmalar yaşanacak ve önceki yıllarda olduğu gibi 2018 yılına da belirsizlikler ile başlanacaktır.

Dünya Ekonomisinde Amerika

ABD seçimlerinin ardından Trump’ın başkanlık koltuğuna oturması ile Amerikan büyümesinde yavaşlama olduğu gözler önüne serildi. Bu yavaşlama sonrası ise her ne kadar olumlu sinyaller alınmış olsa da FED faiz artırımına gitmek zorunda kaldı. Bu dönemden sonra ise dünya ekonomileri Trump öncesi ve sonrası olmak üzere iki farklı şekilde değerlendirilmeye başlanıldı.

Avro Bölgesinde 2018 Ekonomisi

2018 yılında Avro bölgesi için toparlanma oranı ise 2017 yılındaki ile benzer bir şekilde gerçekleşmesi beklentiler arasında. Son zamanlarda ciddi toparlanmalar yaşayan Avro alanı yapılacak seçimler nedeniyle belirsizlikler yaşayacak. Avrupa topluluğunun devamlılık kriterlerinin referandumlara götürmesi ise bu bölgedeki siyasi risklerin artmasına neden olacak sebepler arasında.

Yükselen Ekonomi Çin

Yükselen piyasaların başını çeken Çin ekonomisi 2016 yılında beklentilerin üzerinde büyüyerek dikkatleri çekerken, İMF’ye göre bu büyümenin 2017 yılı için % 6,6, 2018 yılı için ise % 6,2 oranlarında gerçekleşmesi beklentiler içerisinde.

IMF’nin yaptığı raporlarda dünya ekonomisinin görünümüne de değinirken küresel büyüme oranları ise 2017 yılı için % 3.5, 2018 yılı için ise % 3.8 olarak güncellenmesi büyümedeki görünümün tutarlılığını hedef gösterir durumdadır.

2018 Yılında Türkiye Ekonomisi Nasıl Olur?

2018 yılındaki gelişmeler için tüm dünya ekonomileri etkide bulunsa da, merkez bankasının para politikaları ve hükümetin yapacağı uygulamalar Türkiye’deki para piyasasını etkileyecek faktörler. Her ne kadar IMF raporlarında Türkiye’deki siyasi faktörler ile Jeopolitik faktörlerin büyümeyi engellediği belirtilmişse de özellikle güvenlik endişeleri, Türk Lirasının değer kaybı sonucu artan döviz borçlarının büyümeyi engelleyecek en büyük faktörler olarak açıklandığını belirtmeliyiz.

Her ne kadar IMF raporlarındaki açıklamalar bu yönlerde olmuş olsa da, 2018 yılındaki faizler başlıklı yazımızda belirttiğimiz üzere önümüzdeki yeni yıl boyunca yapılacak bir seçim bulunmaması ve siyasi istikrarın devam etmesi nedeniyle Türkiye Ekonomisinin de buna paralel olarak istikrarlı bir seviyede ilerleyeceği yönünde.

25 Eylül’de Yapılacak Bağımsızlık Referandumu

Ülkedeki gelişmelere rağmen 25 Eylül tarihinde Kuzey Irak bölgesinde yapılması öngörülen referandum sonucunun ülke ekonomisine zarar verip vermeyeceği merak konusu. Şimdilerde Türkiye adına olumsuz bir sonuç çıkması halinde nasıl bir etki yapacağı konusu tartışılıyor. Fakat gözden kaçırılan bir nokta var. O da buradan çıkacak sonuç her ne kadar  belli  olsa da; bu sonuç ile birlikte buraya bağımsızlığı getirmeyeceği kesin. Amerika’nın,  Irak’a getirdiği demokrasinin bir parçası olarak ülke anayasasına aykırı bir durum oluşmuş olması nasıl bir durum yaratacağını hep birlikte izleyeceğiz.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
error: Content is protected !!